Sufi Metafiziği ve Biz – Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç

Ulûm’ül İslam (İslam İlimleri) seminer dizimiz kapsamında 29 Mart Çarşamba günü Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç’ı ağırladık. “Sufi Metafiziği ve Biz” başlıklı konferansta “tasavvuf”u İslam dininin içerisinde; Kur’an ve sünnete, dinin getirdiği emir ve yasaklara azami derecede dikkat eden bir yorum biçimi, bir kişisel gelişim mektebi olarak tanımlayan Mahmut Bey, tasavvufi yoruma açık metafiziksel konular içeren bazı ayet-i kerimelerden örnekler verdi:

“O ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır. O, her şeyi bilendir.” (Hadid / 3)

“O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı. Sonra onun neslini bir öz sudan, değersiz bir öz sudan yarattı. Sonra onu şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrak duyguları yarattı. Ne kadar az şükrediyorsunuz!” (Secde / 7-9)

“And olsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kaf / 16)

Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insanın yaratıcısını tanıyabilmesi için kendini tanımasının gerekli olduğundan bahseden, bu bağlamda “ben taşrada arar iken ol can içinde can imiş” dizesini hatırlatan Kılıç; tasavvufun en önemli gayelerinden birinin bu öz bilinci kazandırmak ve “insan-ı kâmil” hedefine varmaya yardımcı olmak olduğunu söyledi.

Tasavvufun merkezinde yer alan hikmet ilminin temel olduğundan ve diğer ilimlerin bunun üzerinde bina edilmesi gerektiğinden bahseden Mahmut Bey, günümüzde tasavvufi eğitim modeli ve perspektife çok ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.