Hemdem

“Tasavvuf yâr olup, bâr olmamaktır;
Gül-i gülzâr olup, hâr olmamaktır.”

Asırlar boyu İslam beldelerinde gönüllere dokunarak hem kendileri yanmaya hem muhataplarını yanmaya teşvike çalışmış, gönüllerin Allah vergisi geniş bostanlarında birer gülizâr olsun istemiş binlerce ismin gittiği yol addedilen tasavvufun bu hâli, kapsadığı tek bir işlevi belirtir nitelikte aslında. İlkin “Kur’ân ve sünnet çerçevesinde yaşamak, düsturları hayata lâyık olduğu gibi nakşedebilmeye çalışmak” demek olan bu yol, bohçada temiz bir gönül ve iyi niyet, varılacak durakta ise salih amel olan bir güzel navigasyon haritası.

Nice muhabbet ehlinin asırlardır gönül veregeldiği bu İslamî çizgiyi biraz olsun anlayabilmek, birbirimizin gönüllerinin bahçelerine yeri geldiğinde bir gül fidanı dikebilip lazım olduğunda dikenleri o bahçeden ayrıştırabilmeye çalışmak niyetimiz. Hadi şöyle diyelim: Diz dize hem-dem olabilmek; nefeslerin birbirine refakât edebilmesi, devrin getirdiği hıza, vakitsizliğe ve belki en çok kullandığımız kelime olan “yoğunluğa” karşı ferahlayıp huzur bulabilmek minik bir es ile. Beyitteki gibi, yük olmamanın yanında yüklerden kurtulmak, daha doğrusu yükümüz varsa bile şükredip onu sevmek ve hem kendimizi hem çevremizi bir ufak tebessümden mahrum etmemenin çok önemli olduğunu anlayabilmek. Birçoğumuzun önemini idrak ettiği fakat ertesi günün koşuşturması içinde artık ekstra gayret gerektiren o gülücüğü unutuverdiği bir zamanda birbirimizden bunları esirgemeyelim istiyoruz.

Gelin, günün “dem” hallerini birlikte tecrübe edelim ve derdimizi soranlara şöyle diyelim:

“Bu iniltim Hakk’tan geldi
Anın içün inilerim.” 
Diyerek başladık olabildiğince gayri-akademik olmasını umduğumuz bu bol köpüklü kahveli, demli çaylı sohbetlere ve değerli arkadaşlarımızın katılımıyla memnun olduk. Bazen bir sınıfta oturup hurma ikramının eşliğinde Hikem-i Ataiyye okuduk, akademi konuşmaya alıştığımız o sınıfın havasını bir farklı soluduk. Bazen bir masanın etrafında sıcacık çayımızı yudumlarken tasavvufa giriş mahiyetindeki satırları anlamaya çalıştık.